Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Mayıs 22, 2012, 08:34:57
 
* HarbiAslan - Google Arama
Özel Arama

Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Diyet ve Dengeli Beslenme...  (Okunma Sayısı 987 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
üye :delvinja    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
delvinja
HarbiAslan
*****

Teşekkür Sayısı: 100
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3486

Uye ID: 42

Nerden: Ankara-Eskişehir



« Yanıtla #30 : Şubat 15, 2008, 19:55:30 »

Adınıza Yakışır Bir Mail isminiz@harbiaslan.com
AFFETMEYİ BİLENLER DAHA SAĞLIKLI

Amerikalı bilim adamlarına göre, affetmesini bilen insanlar hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı...


Stanford Üniversitesi nde görevli bilim adamı Frederic Luskin ve ekibi, San Francisco kentinde oturan 259 kişi üzerinde araştırma yaptı. Denekleri 6 kez 1,5 saatlik oturumlara çağıran bilim adamları, bu oturumlarda katılımcıların affetmeyi öğrenmesini sağladılar.


Araştırma çerçevesinde kötü anılarını konuşarak paylaşan denekler,daha sonra kendilerine zarar veren kişileri canlandırarak içlerinden onlarla konuştular.


Kendilerine zarar veren kişileri affeden katılımcıların çoğu, deney sonrasında daha az acı duyduğunu belirterek, stresten kaynaklanan sırt ağrısı, uykusuzluk ve mide ağrısı gibi ruhsal ve fiziksel belirtilerin de önemli ölçüde azaldığını kaydetti.


Deneklerin çoğu, gelecekte meydana gelebilecek benzer olaylarda tekrar affetmeye hazır olduğunu da söyledi. Deney için, fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalanlar değil, hakarete uğrayan kişiler seçildi.
Moderatöre Bildir   Logged

bir ışık yakmaz hayat...

üye :delvinja    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
delvinja
HarbiAslan
*****

Teşekkür Sayısı: 100
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3486

Uye ID: 42

Nerden: Ankara-Eskişehir



« Yanıtla #31 : Şubat 15, 2008, 19:56:12 »

ANTREMAN


Antrenman seansı, çalışmaya ayrılan zaman süresi olarak tanımlanır. Fizyolojik yararları üst düzeye çıkarmak için bazı kurallara uymak gerekir. Şöyle ki; bu süre ısınma (hazırlık), ana bölüm ve bitiş olarak bölünmelidir.

Isınma; gelecek olan çalışmalara organizmayı fiziksel, fizyolojik ve psikolojik olarak hazırlamayı amaçlar. Vücudun istirahat durumundan çalışma durumuna geçişini kolaylaştırır. Çalışma süresinin 1/10 bir süreyi içermelidir. Yani 50 dakikalık bir seans için en az 5 dakika ısınmak gerekir.

Şayet seans yalnızca yürüyüşten oluşacaksa ısınmaya gerek yoktur, yürüyüş organizmanın olağan aktivitesidir. Isınma eklemleri, kasları ve dolaşım-solunum sistemini uyaran egzersizleri içermelidir. Bunun için 3-4 dakikalık yavaş koşu sonrası üst üyelerden başlayan ve tüm kas guruplarına yönelik esneklik hareketleri yapılmalıdır.

İyi bir ısınma sonucu;

-kasların esnekliği artar,

-eklem hareketliliği artar,

-solunum-dolaşım sistemi çalışmaya hazır hale gelir,

-enerji üretimi için gerekli enzimlerin aktiviteleri iyileşir.

İyi bir ısınma belirtileri;

-kalp ritminde yükselme,

-solunum frekansında artış,

-hafif terleme,

-soyunma ihtiyacı.

Isınma miktar ve kalite olarak ideal düzeyde olmalıdır;

-yetersiz ısınma; yaralanma riski taşır,

-aşırı ısınma; enerji depolarının tükenmesi sonucu, yorgunluğa yol açar.

Sabah yapılacak olan ısınma seansı öğleden sonrakinden daha uzun olmalıdır. Genel olarak, yaşlı bireyler gençlere göre daha uzun bir süre ısınmalı ve ısınma hareketlerinin hızını yavaş yavaş artırmalıdırlar. Isınma bir taraftan sağlığı korur diğer taraftan sportif performans kapasitesini yükseltir.

Ana bölüm; yapılmak istenilen çalışmanın uygulanacağı bölümdür, antrenman seansının en zor aktiviteleri bu bölümde yer alır. Yürüyüş ya da çok hafif tempo (jog) koşularda göz önüne alınmaz. Fakat kas formunu kazanma ve maksimal kardiyak frekansın önemli bir yüzdesi ile koşmak düşünülüyorsa iyi bir ısınmadan sonra bu bölüme geçilir.Bu bölüm sportif yarışma amaçlı antrenmanlarda çok önemli özellikler içerir, zira orada bir çok kondisyonel özelliğin ard arda, sistematik olarak antrenesi gerekir. Sağlık amaçlı antrenmanların ana bölümü, bir yada iki kondisyonel özelliğin gelişimini hedefler; aerobi kapasite ve kas formu kazanma (kas yapma) antrenmanı.

Şayet bir antrenman seansında bu iki özellik aynı anda antrene edilecekse, sıralamada önce kas formu sonra aerobi kapasite çalışması yer almalıdır.

Bitiş; antrenman seansının sonunda ye alan 5-10 dakikalık bir "toparlanma" süresidir. Tüm seansda elde edilen fizyolojik kazançlar burada pekiştirilir. Çok yavaş olorak uygulanan rahatlatıcı jimnastik hareketlerini ya da biraz hızlı tempo yürüyüşü içerir, hızlı ve zor hareketlerden kaçınılmalıdır. Bu bölümde organizmaya bol oksijen sokularak olası oksijen açığı kapatılır, biriken laktik asit elemine edilir, bir sonraki seansa daha zinde olarak vücudumuz hazır duruma gelir; kas ağrıları oluşmaz.

Şayet seans sonu hızlı hareketler uygulanırsa, ilave laktik asit oluşacağından vücudun toparlanması gecikir.

Uyarı;

Yemek; antrenman öncesi yemek en az 3,5 saat önce yenilmiş olmalı, antrenman sonrası yemek ise 1 saat toparlanma sonrası alınmalıdır.

İçecekler; su, çalışmadan yarım saat önce bir bardak ve çalışma esnasında küçük miktarlarda alınabilir. Kilo alma konusunda, yanlış kanaat olarak, çok terleme ve su içmeme gibi düşünceler vardır. Fazla terleme ile kilo verilmez çünkü ter ile yağ atılmaz, organizmanın % 60 ı su dur, hücre faaliyetleri için su elzemdir, efor esnasında ve sonrası kaybedilen su miktarı alınmalıdır. Bu düşüncenin sonucu olarak fazla terlemek için vücuda "naylon" sarmanın da bir anlamı yoktur.



Moderatöre Bildir   Logged

bir ışık yakmaz hayat...

üye :delvinja    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
delvinja
HarbiAslan
*****

Teşekkür Sayısı: 100
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3486

Uye ID: 42

Nerden: Ankara-Eskişehir



« Yanıtla #32 : Şubat 15, 2008, 19:56:21 »

BAHAR YORGUNLUĞU


Uzmanlar, hareket etmeyi, bol güneşlenmeyi, yürüyüş yapmayı ve b ve c vitamini almayı öneriyor.


Göğüs ve kalp hastalıkları uzmanları, psikiyatrisiler ve diyetisyenler, bahar aylarında ısınan havaların özellikle romatizma, astım, kalp, mide ülserleri ve hipertansiyon gibi rahatsızlıkları bulunanları etkileyebileceğini belirterek, önlem alınmasını istiyor.


Uzmanlar, bahar aylarında insan metabolizmasında oluşan değişikliklerin beraberinde yorgunluğu da getirdiğine işaret ederek, bahar yorgunluğunun bir hastalık olarak tanımlanmadığını ama önlem alınmazsa kronikleşebileceğini kaydediyor.


Uzmanlara göre, havaların yavaş yavaş ısınmasıyla birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak şikayetler görülüyor. Bu yakınmaların çoğu bahar yorgunluğuna bağlanıyor. Bu yorgunluğa bağlı olarak kalp ve romatizma hastalarında yakınmaların arttığı da belirtiliyor.


Havadaki elektrik artıyor


Uzmanlar, bahar mevsiminde havadaki elektrik yükünün arttığını, bu yükün iyonlar aracılığıyla taşındığını belirterek, pozitif ve negatif değerde iki tür iyondan pozitif olanlar arttıkça vücuda zindelik geldiğini, negatif yüklü iyonların artmasının ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden olduğunu ifade ediyor.


Uzmanlara göre, havadaki elektrik yükü şehirlerde daha fazla görülüyor ve taşıtların havayı kirletmesi, sanayi atıkları, trafik elektrik yükünü artırıyor.


Elektrik yükünün yoğunluğu, bahar mevsiminde sinir gerginliğini ve stresi tırmandırıyor. Bu durum, damarlardaki büzülmeyi artırıyor. Damarlardaki büzülme midede olursa ülsere bile neden olabiliyor.


Diyetisyenler ise bahar mevsiminde sebze ve meyvelerin yanı sıra bol sulu gıdalar yenmesini öneriyor. Çünkü meteorolojik değişiklikler yüzünden vücuttaki su oranında bozukluklar görülebiliyor.


Önlemler


Baharda vücudun daha çok vitamin ve minerale ihtiyacı olduğunu belirten uzmanlar, şu uyarılarda bulunuyor:


-Vücut özellikle de B ve C vitaminleri ile potasyuma ihtiyaç duyar. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum da domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. Bu nedenle meyve, sebze, patates, kayısı tüketimini artırın.


-Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce azar azar içerek vücudunuza ihtiyacı olan suyu sağlayın.


-Uyku ritmine dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres nedenlerinizi aklınızdan uzaklaştırın. Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin.


-Hareket edin, bol bol güneşlenin, yürüyüş yapın.


-Alkol kullanıyorsanız, mümkün olduğunca azaltın. Çünkü yorgunluktan kurtulmak için alkole sarılmak çözümü zor problemleri ortaya çıkarabilir.

-hepsi alıntı-
Moderatöre Bildir   Logged

bir ışık yakmaz hayat...

üye :seninbey    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
seninbey
HarbiAslan
*****

Teşekkür Sayısı: 76
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2507

Uye ID: 2513

Nerden: Ankara



« Yanıtla #33 : Ağustos 27, 2008, 21:14:43 »

paylaşım için sağol
Moderatöre Bildir   Logged
üye :SELİN    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
*****

Teşekkür Sayısı: 4051
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 37238

Uye ID: 2788

Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!



WWW
« Yanıtla #34 : Aralık 09, 2008, 15:14:13 »

Hollywood Diyeti

Madonna, Carmen Electra, Catherine Zeta Jones ve Sharon Stone gibi ünlülerin tercih ettigi ‘Hollywood Diyeti’ne 1 ay boyunca devam edenler 12 ila 16 kilo verebiliyor. Diyetin temeli, sivi alimina dayaniyor. Haftanin 2 günü üst üste sadece meyve suyu içiliyor. Bu arada günde en az 8 bardak su da tüketiliyor.

Hollywood Diyeti’nin mucidi Dr. Joel Fuhram, ani kilo kaybina karsin diyetin hiçbir saglik sorunu yaratmadigini belirterek söyle diyor:

‘Hem de çok saglikli’ "Bu diyet, meyve sulari sayesinde vücudun ihtiyaç duydugu vitamin ve minerallerin yüzde 75’ini karsiliyor. Ayrica 2 gün sadece meyve suyu içtiginiz için, meyvelerin antioksidan özelligi ile vücudunuzu yiyeceklerin, sigara ve alkolün zehirli artiklarindan arindirmis oluyorsunuz. Kalan günler sadece salata, pismis sebze ve beyaz et yeniyor." Iste ‘mucize’nin formülü:

1. GÜN
Gün boyunca dilediginiz kadar mevye suyu içebilirsiniz. Bunun disinda yiyecek yok. 6-8 bardak kadar da su için.

2. GÜN
Dilediginiz kadar meyve suyu için, yiyecek kesinlikle yasak. 6-8 bardak da su için.

3. GÜN
Kahvalti: 2 dilim kepek ekmegi, 2 dilim yagsiz dil peyniri, domates, salatalik, 1 kati yumurta, ihlamur veya meyve çayi.
Ögle: Limonlu ve çok az zeytinyagi gezdirilmis bol yesil salata.
Aksam: 100 gr. yagsiz izgara tavuk eti ve az miktar zeytinyagi ile pismis, limonlu 1 tabak taze brokoli.

4. GÜN
Kahvalti: 2 dilim yagsiz dil peyniri, domates, salatalik, ihlamur veya meyve çayi.
Ögle: Bol yesil salata.
Aksam: 150 gram mantar ve 2 yumurta ile yapilmis yagsiz omlet.

5. GÜN
Kahvalti: 2 dilim yagsiz beyaz peynir, domates, salatalik, ihlamur veya meyve çayi.
Ögle: Bol yesil salata.
Aksam: 150 gram izgara balik eti, yaninda haslanmis brokoli.

6. GÜN
Kahvalti: 2 dilim yagsiz dil peyniri, 1 kasik diyet reçel, meyve çayi veya ihlamur.
Ögle: Bol yesil salata.
Aksam: 150 gram izgara tavuk, yaninda az yagda pismis 1 porsiyon kabak.

7. GÜN
Kahvalti: 2 dilim yagsiz dil peyniri, 1 kasik diyet reçel, meyve çayi veya ihlamur.
Ögle: Bol yesil salata.
Aksam: 150 gram balik eti, yaninda haslanmis 1 porsiyon brüksellahanasi.


BU KURALLARA DIKKAT!

• Diyet boyunca kirmizi et, seker, yag, unlu gida, baklagiller kesinlikle yasak.
• Aksam yemekleri en geç 18.00''de; daha sonra hiçbir sey yenmeyecek.
• Kremali, sütlü kahve, alkol yasak.
• Hamileler ve diyabet hastalari bu diyeti uygulayamaz.
• Haftanin 5 günü en az 30''ar dakikalik yürüyüs veya orta tempolu egzersiz yapilacak.
• Bu diyete basladiniz mi, 1 hafta devam etmeniz sart.
Moderatöre Bildir   Logged

♥♥♥ Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..! ♥♥♥
üye :SELİN    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
*****

Teşekkür Sayısı: 4051
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 37238

Uye ID: 2788

Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!



WWW
« Yanıtla #35 : Aralık 09, 2008, 15:25:28 »

Kan Grubu Diyeti

0 grubu
Yapisal özellikler :
-etobur.
-dayanikli sindirim sistemi.
-fazlasiyla aktif bagisiklik sistemi.
-çevresel ve beslenme degisimlerine karsi toleranssiz.
-yogun fiziksel etkinlik sayesinde gerilime karsi en iyi yanit veren.
-dinç ve enerjik kalabilmek için verimli bir metabolizmaya gereksinimduyan.
-kilo almayi destekleyen gidalar:bugday,gluteni,misir,kuru fasulye,mercimek, lahana,karnibahar,yesil hardal.
-kilo vermeyi destekleyen gidalar:deniz ürünleri,iyotlu tuz,karaciger,kirmizi et,ispanak,brokoli.

*AYRICA: yagsiz sigir,kuzu,hindi,tavuk ve önerilen balik etlerini istediginiz kadar sik yiyin,egzersiz programinizin agirligi ve isinizin gerilimi ölçüsünde yogun protein alin.bir yemekte 180 gramdan fazla tüketmemeye çalisin.eti uygun meyve ve sebzelerle tüketmeye çalisin.

A grubu
Yapisal özellikler:
-ilk vejetaryen.
-ürün yetistirir.
-hassas sindirim sistemi.
-toleransli bagisiklik sistemi.
-sabit beslenme ve çevre kosullarina kolaylikla uyum saglama.
-gerilim karsisinda dingin tavriyla basarili mücadele.
-formda ve üretken kalabilmek için tarimsal beslenmeye gereksinim.
-kilo almayi destekleyen gidalar:et,süt ürünleri,fasulye,bugday(fazla tüketildiginde).
-kilo vermeyi destekleyen gidalar:bitkisel yaglar,soya ürünleri,sebzeler,ananas.

*AYRICA:her türlü eti diyetinizden çikarin.kirmizi et ve tavuk yerine hafta birkaç kez balik yiyin.et arzu ettiginizde bulabileceginiz en yagsiz olani tercih edin;tavuk eti olabilir.eti izgara veya firinlayarak hazirlayin.dilbaligi gibi beyaz etli baliklardan kaçinin.

B grubu
Yapisal özellikler:
-dengeli.
-güçlü bagisiklik sistemi.
-sabirli sindirim sistemi.
-süt ürünleri tüketicisi.
-gerilime karsi yaraticilikla en iyi yanit veren.
-dinç ve istekli olmak için fiziksel ve zihinsel aktivite arasinda dengeli olmak isteyen.
-kilo almayi destekleyen gidalar:misir,mercimek,yerfistigi,susam,bugday.
-kilo vermeyi destekleyen gidalar:yesil sebzeler,kirmizi et ,yumurta ve düsük yagli süt ürünleri.

*AYRICA:tavuk etinden kaçinin.kabuklu deniz ürünlerinin tümünden uzak durun.süt ürünlerini istediginiz kadar tüketebilirsiniz.diyetinize mutlaka zeytinyagini da koyun.

AB grubu
Yapisal özellikler:
-A ve B gruplarinin modern bir bilesimi.
-degisen çevre ve beslenme kosullarina bukelamun gibi yanit verir.
-hassas sindirim sistemi.
-yaratici enerji ve fiziksel gayretle gerilime karsi en dogru ruhsalyaniti verir. -devrimsel nitelikte bir sir.
-kilo almayi destekleyen gidalar:et,fasulye,çekirdekler,misir,esmer bugday,bugday. -kilo vermeyi destekleyen gidalar:sebzeler,elma,deniz ürünleri,süt ürünleri.

*AYRICA:tavuk etinden uzak durun. her türlü islem görmüs kirmizi et ürününden de sakinin.yumurtanin sarisini yemek yerine iki yumurtanin beyazini tercih edin.bitkisel yaglar yerine zeytinyagini tercih edin.
Moderatöre Bildir   Logged

♥♥♥ Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..! ♥♥♥
üye :SELİN    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
*****

Teşekkür Sayısı: 4051
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 37238

Uye ID: 2788

Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!



WWW
« Yanıtla #36 : Aralık 25, 2008, 17:01:03 »

3 günde 3 kilo verin
Adımlarınızı küçük küçük atmakla başlayabilirsiniz. her şeyi denediniz ve işe yaramadı mı? Bir de 3 günde 3 kilo diyetini deneyin!

Diyet, moral bozan ve insanı, insanlığından çıkaran bir olay gibi gelebilir. Bunu aşmak için aynanın karşısında zayıflıyorum, çok güzelim, harikayım, ben bir mankenim, ben iyiyim, herkes bana bayılıyor gibi kendi kendinize uydurduğunuz dizeleri bağırarak söyleyin. Bu vücudunuzla barışmanızı ve aynanın karşısında kendinize güvenmenizi sağlayacak.

Küçük adımlarla başlamak
Adımlarınızı küçük küçük atmakla başlayabilirsiniz. her şeyi denediniz ve işe yaramadı mı? Bir de 3 günde 3 kilo diyetini deneyin! Hem çok zorlanmayacağınız hem de kısa sürede sonucu görebileceğiniz için moraliniz yerine gelecek.

1. GÜN

• Sabah :1 tost, 2 çay kaşığı tereyağı, yarım bardak greyfurt, 1 fincan kahve, su ya da çay

• Öğle : 1 tost, yarım porsiyon ton balığı, yarım muz, 1 fincan kahve, su ya da çay.

• Akşam : 1 elma, 85 gram tavuk, 1 tas haşlanmış bezelye, 1 bardak greyfurt suyu, 1 kup vanilyalı dondurma, 1 fincan kahve, su ya da çay.

Moderatöre Bildir   Logged

♥♥♥ Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..! ♥♥♥
üye :SELİN    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
*****

Teşekkür Sayısı: 4051
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 37238

Uye ID: 2788

Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!



WWW
« Yanıtla #37 : Şubat 06, 2009, 15:38:58 »

Yaşına Göre Beslen,Zinde Ol

Sağlıklı beslenmenin, formda kalmanın yolu, cinsiyete ve yaşa göre beslenmeden geçiyor. Hatta önümüzdeki yirmi yıl içinde gıdalar, yaş gruplarına göre kategorize edilip satılmaya başlanırsa şaşırmayın. Örneğin; kadınlara kalsiyum ağırlıklı gıdalar, erkeklere ise prostata karşı bol bol domates öneriliyor.

Hem sağlıklı olmak hem de dengeli beslenmek herkesin rüyası… Ancak etrafta dolaşan, kulaktan kulağa yayılan diyetlere inanıp kilo vermek isteyenlerin çoğu hüsrana uğruyor. İngiliz beslenme uzmanlarının yaptığı araştırmalara göre; doğru beslenmenin yolu, kendi yaş ve cinsiyet grubumuza faydalı olacak gıdaları tüketmekten geçiyor. İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan Dr. Sian Astley, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Herkese uygun tek bir diyet programından bahsetmemiz doğru olmaz. Vücut yapıları, yaş ve cinsiyete göre değişir. Ancak buna göre beslenildiği takdirde doğru bir diyet uygulanmış olur.” Örneğin yaşça genç ve hamile olan kadınlar folik asit ve B vitamini ağırlıklı beslenmeli. Aynı şey erkekler için gerekli olmayabilir. Ayrıca hamile ve genç kadınlar demire de aynı oranda gereksinim duyar. Fakat yaşlandıkça vücutlar değişir ve vücudun ihtiyaç duyduğu gıdalar da buna bağlı olarak farklılık göstermeye başlar. Örneğin anne olan orta yaşlı kadınlar, daha çok kendilerine enerji veren gıdaları tüketmeli. Bunların başında ekmek, makarna, pirinç, kuskus ve patates gelir. 40′lı yaşları devirip 50′lere gelen kadınların da kemik erimesi riskine karşın bol kalsiyumlu bir beslenme programı uygulaması faydalı olabilir.
Moderatöre Bildir   Logged

♥♥♥ Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..! ♥♥♥
üye :SELİN    üye profili     üyenin istatistikleri     üyenin Mesajları     arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
*****

Teşekkür Sayısı: 4051
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 37238

Uye ID: 2788

Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!



WWW
« Yanıtla #38 : Şubat 06, 2009, 15:44:50 »

En Sık Sorulan Diyet Soruları ve Cevapları

Diyet yaparken karşılaştığımız sorunlardan biri de, neyi ne kadar yiyeceğimiz. Günlük almamız gereken kalori ve yağ miktarından, karnımız açlıktan kazındığında ne yiyeceğimize ya da kalsiyum ihtiyacımızı mutlaka sütten mi alacağımıza kadar pek çok soru aklımızı kurcalar.

İşte, diyetle ilgili en çok sorulan sorular ve diyetisyenlerin verdikleri yanıtlar:


Yumurta kolesterol açısından kötü mü?:
Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, yumurta tüketiminde ölçülü olduğunuz sürece hayır. Yumurta, vücudunuz için gerekli olan Protein, K vitamini, riboflavin ve selenyumu sağlamak için mükemmel bir kaynak. Yapılan araştırmalar, yumurta sarısının 213 mg kolestrol içeriyor olmasına karşın, haftada 2 adet yumurta yemenin kandaki kolesterol düzeyi üzerinde hiçbir olumsuz etkide bulunmadığını gösteriyor.

Günde kaç kalori almalıyım?:
Öncelikle, dengeli bir Beslenme programı uygulayarak vücudunuzdaki her yarım kilo için 10 kalori almalısınız. Buna, günlük aktivite durumunuza göre, 400-700 kalori daha eklemelisiniz. Sözgelimi 65 kiloda aktif bir kadının günlük alması gerekli kalori miktarı 2000 civarındadır ve bu kişinin, haftada bir kilo vermekistediğinde, günlük kalori miktarından 500 kalori daha az Beslenmesi yeterlidir. Eğer siz daha kalıcı çözümler istiyorsanız, diyetiniz boyunca günlük kalori miktarından 250 kalori indirin ve 250 kaloriyi yaktıracak kadar da egzersiz yapın.

Kilo vermek isterken günlük almam gereken ortalama yağ miktarı ne kadardır?:
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, günlük aldığınız kalori miktarının yüzde 15′i, diyet yapıyor olun veya olmayın her iki halde de yağlardan sağlanıyor. Bu miktar; kalp krizi, Obezite ve Diyabet riskini en aza indirmek için yeterli. Sözgelimi, bin 500 kalorilik bir diyet yapıyorsanız alabileceğiniz yağ miktarı 50 gramla sınırlı.

Karbonhidrat niçin egzersiz için de büyük önem taşır?:
Vücudumuzda glikojen olarak depolanan karbonhidratlar, kas gücünü arttırmada son derece önemli rol oynar. Ayrıca, aşırı olmamak kaydıyla vücudumuzda depoladığımız yağlar da aynı etkiyi gösterir. Kas gelişiminde önemli rol oynayan glikojeni vücudunuza tedarik edebilmek için, egzersiz çalışmalarınız sonrası karbonhidrat içeren yiyeceklerden yemelisiniz. Mesela 90 Dakikalık bir egzersiz sonrası, fırınlanmış patates, bir porsiyon meyve veya kepekli krakerler iyi birer seçim.
Kahvede bulunan kafein kemiklerimi zayıflatır mı?:
Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, hayır. Çok aşırı miktarda kahve içmiyorsanız böyle bir durum söz konusu değil. Gene de kafeinin kemikleriniz üzerindeki zararlı etkilerinden endişe duyuyorsanız, kahvenizi sütle içmeyi deneyin.

Yüksek tansiyon problemim yoksa Tuza dikkat emmeme gerek var mı?:
Tuz, şeker ve Un, üç zararlı beyaz. Bu nedenle, kullanacağınız Tuz hep az olmalı.
Besleyici değerleri bakımından vücudum için en yararlı 5 sebze hangisi?:
İster koyu yeşil olsun isterse kırmızı, isterse portakal rengi veya sarı, bütün sebzeler harika birer besleyici ve vücudumuzu hastalıklara karşı dirençli hale getiriyorlar. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, herbirinin ayrı yararları olmakla birlikte, düzenli olarak alındıklarında vücudumuz için en yararlı sebzeler şunlar:

Ispanak, iyi bir folik Asit kaynağı, kansere karşı koruyucu etkisi var, A Vitamini ve kalsiyum içeriyor; havuç, mükemmel bir A vitamini kaynağı; tatlı patates, A ve C vitaminleri içeriyor; brokoli, A ve C vitaminleri ile folik asit içeriyor; Sarımsak, kansere karşı etkili pitokimyasallar içeriyor.

Hangi yiyecekler kolesterolü düşürür?:
Lif bakımından zengin sebzeler, sözgelimi Yulaf, fasulye ve soyalı besinler, kolesterolü düşürüyor. Bunlar, kandaki kolesterol miktarını dengeleyici özelliğe sahip bulunuyor. Kolesterolünüz yüksekse, özellikle az yağ içeren bir diyet yapmalısınız. Aldığınız yağ miktarını azaltmak için meyve ve sebze ağırlıklı öğünler yemelisiniz ve kırmızı eti azaltmalısınız. Ayrıca süt ve süt ürünlerinden de yağsız olanları tercih etmelisiniz.

Günde 8 bardak Su içmek neden önemli?:
Vücudumuzda oluşan en temel kimyasal reaksiyonların tümü suya gereksinim duyar. Su; sindirimde, metabolizmanın düzenlenmesinde, vücut ısısının ayarlanmasında, kan basıncında ve fitness performansında direkt etkilidir.

Şeker şişmanlatır mı?:
Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, teknik olarak yağ içermediğinden, hayır. Şeker, saf karbonhidrattan oluşur ve biz bu ihtiyacımızı aynı şekilde ekmekten, meyvelerden de karşılayabiliriz. Ama tabii ki şeker kalori içerir. Bazı şekerli yiyecekler, sözgelimi kurabiyeler ve krakerler, aynı zamanda yağ da içerir. O halde, çok fazla şekerli gıda tüketimi kısa sürede yağ birikimleri olarak vücudumuzda yerini alacaktır.

En Sağlıklı yağ hangisi?:
Zeytinyağı kesinlikle en sağlıklı olanı. Zira, doymuş yağ oranı düşe aynı etkiyi gösterir. Kas geük, doymamış yağ oranı yüksek rafine bir yağ. Göğüs Kanseri riskini azalıyor ve kolesterol üzerinde kötü etkileri bulunmuyor. Margarin ve tereyağı gibi doymuş yağlar damar tıkanıklığına sebep olur ve böylece yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır. Hidrojene bitkisel yağ gibi kimyasal reaksiyonlardan geçirilmiş yağlar da kolesterol üzerinde kötü etkilerde bulunur. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, yumuşak doymamış margarinler diyet yaparken en uygun seçim. Eğer tereyağı konusunda ısrarcıysanız, light çeşitlerini zeytinyağı ile birlikte kullanmanızda fayda var.

Metabolizmayı özellikle güçlendiren yiyecekler var mı?:
Diyetisyenlerin bu soruya yanıtı, hayır. Söylenildiğinin aksine, balarısı polenleri ve greyfurt da böyle bir etkide bulunmuyor. Bazı baharatlı yiyeceklerin metabolizmayı hızlandırdığı doğru olsa da, bunun vücut üzerindeki etkileri oldukça zayıf. Eğer metabolizmanızı güçlendirmek istiyorsanız, ağırlık kaldırma egzersizleri sizin için çok yararlı olacaktır. Kaslarınızı zorlayarak kaldırdığınız her yarım kilo için Günde 35 kalori yakabilirsiniz.

Çok az yağ yemek mümkün mü?:
Tıpkı bir araba gibi, vücudumuz da hareket etmek için yağa gereksinim duyar. Özel olarak yağ asitleri, hücre onarımında ve yenilemelerinde de iş görür. Et, balık, fındık gibi besinlerden aldığımız yağlar, aynı zamanda hormonları düzenleyici ve sinir sistemini güçlendirici etkilere sahip. Her ne kadar çoğu uzman günlük kalori miktarının yüzde 15′inin yağdan karşılanması gerektiği görüşünde birleşse de, yapılan son araştırmalar, yüzde 10′un da yeterli olduğunu gösteriyor.

Acıktığım zaman neden çekilmez bir insan oluyorum?:
Kötü gününüzde olsanız dahi, dayanılmaz olmanızın sebebi, fizyolojik olarak açlığınızdan ileri geliyor olabilir. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, vücuttaki kan şekeri düştüğünde, otomatik olarak kanınızdaki Adrenalin ve daha birkaç Hormonun işlevi de azalır ve bunun sonucu sinirlilik, kan basıncınızın artışıyla doğru orantılı olarak gerginlik görülebilir. Eğer sık aralıklarla azar azar yemek yemeye vakit ayıramıyorsanız, yanınızda bir meyve veya atıştıracak krakerler taşımanızda yarar var.

Hiçbir şey yemeyerek zayıflamak tehlikeli mi?:
Bu tarz girişimler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Vücudunuz iki Günden fazla aç kaldığında, karbonhidrat ve Protein gibi en temel ihtiyaçlarını kaslardan karşılamaya kalkacaktır. Ayrıca büyük su kaybına da rastlanır. Bunun sonucu olarak da baş ağrısı, baş dönmesi, sıkıntı gibi olumsuz belirtiler görülebilir. Aç kalınan süre arttıkça, oluşması muhtemel tehlikeler de daha ciddi boyutlar kazanacaktır.

Baharatlı yiyecekler ülser yapar mı?:
Yapılan araştırmalar, peptik ülserin gerçek sebebinin mideye yerleşen bir bakteri olduğunu gösteriyor. Günümüzde ülser tedavisinde diyet yanında bu bakteriyi etkisiz hale getiren ilaçlar da kullanılıyor.

Izgaranın kansere yol açtığı doğru mu?:
Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, direkt olarak hayır; ama Kanser riskini arttırdığı doğru. Biftek, tavuk gibi et yağları kömür üzerine düştüğünde çıkan dumanın kanserojen etkileri olduğu biliniyor. Yapılan çalışmalar, mangaldan önce etleri marine etmenin bu tehlikeyi azalttığını gösteriyor. Diğer bir sağlıklı yöntem de etleri önce mikro dalgada pişirip en son mangalda çevirerek servise sunmak.

Gece yatmadan önce bir şeyler atıştırmak zararlı mı?:
Gece yarısı yediklerinizi sindirmeniz iyice zorlaşır. Hele bir de yedikleriniz abur cubursa. Diyetisyenler, yatmadan önce bir şeyler atıştırmak istiyorsanız meyve veya bir kase yoğurt yemenizi ya da bir bardak süt içmenizi öneriyor.

Moderatöre Bildir   Logged

♥♥♥ Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..! ♥♥♥
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


* Alexa.com ' da HarbiAslan

Bu Sayfa 0.506 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu