
Galatasaray bu sezon rakip tanımadan gelene 4 atıyor, gidene 6 atıyor. Nazar değmesin...
Sami Yen'de bu sezon bu kadar gol attığımız maçlara alışacağa benziyoruz. Hele ki Bülent Korkmaz döneminde başlayan gol orucunun sona ermesi bizi ayrıca sevindiriyor.
Takım içindeki arkadaşlık ve uyum da dünyaca ünlü teknik ekibimizin eseri. Galatasaray'da birçok futbolcu üst üste iki maç oynamıyor ama oynayan herkes görevini fazlasıyla ve layıkıyla yerine getiriyor.
Kayserspor maçında oldukça fazla gol pozisyonundan yararlanamayan Baros, attığı iki golle gönlümüzü almasını biliyor. Bunun yanında ceza sahası içinde 2 ayrı pozisyonda itilmesi ve çekilmesi Halis Özkahya'nın gözünden kaçıyor.
Fakat Galatasaray bu sezon çok farklı, bazı maçlarda hakeme rağmen rakibine fark atmasını biliyor.
Son olarak 2. dakikada kurtardığı Cangele'nin şutu dışında üzerine fazla iş düşmeyen Leo Franco'ya değinilmeli. Evet bu seneki file bekçimiz tecrübeli, güven de vermiyor değil ama 9 sene önce Galatasaray'dan yediği 3 aşırtma golden ders almamışçasına her pozisyonda çizginin 2 metre ilerisinde duruyor. Franco'nun bu pozisyon alamama sorunu bir maçta mutlaka başımıza iş açacak gibi görünüyor.
Sırada formalite maçı olan Tallinn var. Turu garantilemiş de olsak Avrupa maçı. Kazanırsak galibiyetimizin sayısı mağlubiyetimizden 3 fazla oluyor. Hadi çocuklar, biz de bunu bekliyoruz...