Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Mayıs 23, 2012, 19:26:21
HarbiAslan - Google Arama
Özel Arama
www.HarbiAslan.com - Alışkanlık Yapar ;) ...
>
Genel Bölüm
>
Edebiyat Köşesi
> Konu:
Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
Sayfa: [
1
]
2
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi) (Okunma Sayısı 797 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
üye :Beril.
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
Beril.
Beril&Taylor Lautner
Dişi Aslan
Teşekkür Sayısı: 35
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 709
Uye ID: 3491
Nerden: .İSTANBUL.
Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
:
Ağustos 13, 2009, 16:01:09 »
Adınıza Yakışır Bir Mail isminiz@harbiaslan.com
Sign up
Check e-mail
Stephenie Meyer‘ın yazmakta olduğu kitap..
Kitap Edward‘ın ağzından anlatılıyor. 12 bölümü internete sızdığından dolayı Stephenie Meyer yazmayı bıraktığını söylemişti. Ama daha sonra eline kalemi alıp yazıyormuş.
Kitap bittiğinde satışa sunulacakmış.
Kitapta Bella’nın ağzından anlatıldığında çok fazla duygu içermemesine rağmen Edward’ın ağzından anlatıldığında bir çok duyguyu barındıracağı söyleniyor. Bizde büyük bir heyecanla bu kitabı bekliyoruz…
Kitap’tan Alıntı:
Ölü, donmuş bir kalp kırılabilir miydi? Benimki kırılacak gibi hissediyordum.
“Edward” dedi Bella.
Kapalı gözlerine bakarak donakaldım.
Uyanıp beni burada yakalamış mıydı?
Uyuyor gibi gözüküyordu, yine de sesi çok berraktı.
Sessizce içini çekti ve sonra huzursuzca döndü.
Hala uyuyordu ve rüya görüyordu.
“Edward” diye mırılandı yavaşça.
Rüyasında beni görüyordu.
Ölü, donmuş bir kalp tekrar atabilir miydi? Benimki atacak gibi hissediyordum.
“Kal”diye içini çekti.”Gitme. Lütfen, gitme”
Beni rüyasında görüyordu ve kabus bile değildi.
Onunla kalmamı istiyordu.
Beni saran duygulara isim vermek için uğraştım; ama onları anlatabilecek kadar güçlü kelimeler yoktu.
Uzun bir süre, içlerinde boğuldum.
Yüzeye çıktığımda, önceden olduğum adam değildim.
Hayatım bitmeyen, değişmeyen bir geceydi.
Her zaman, gereksinim olarak, benim için gece olmalıydı.
O zaman şu anda,gecemin yarısında,güneşin doğuyorolması nasıl mümkün olabilirdi?
«
Son Düzenleme: Ağustos 13, 2009, 16:06:02 Gönderen: Beril.
»
Moderatöre Bildir
Logged
Twilight-NewMoon-Eclipse-BreakingDawn-MidnightSun
üye :SELİN
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
Teşekkür Sayısı: 4051
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 37238
Uye ID: 2788
Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #1 :
Ağustos 13, 2009, 17:35:26 »
Ya bu Şafak vaktinin devamı olmayacak galiba ve Bella insan olacak bu kitapta Renesmee 'de olmayacak sanırım.
Ama bir vampirin bir insana duyduğu aşkı kendi ağzından okumak çok güzel olacak.
Merakla bekliyorum bu kitabı tabi meraktan ölmezsem.
Yaşasın Stephenie Meyer..!
Moderatöre Bildir
Logged
♥♥♥
Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..!
♥♥♥
üye :Beril.
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
Beril.
Beril&Taylor Lautner
Dişi Aslan
Teşekkür Sayısı: 35
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 709
Uye ID: 3491
Nerden: .İSTANBUL.
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #2 :
Ağustos 13, 2009, 22:38:41 »
Bu kitap Alacakaran'lığın,Edward'ın ağzından yazıldığı kitap..
Yani olaylar Alacakaranlık'da olan olaylar ama Edward'ın ağzından
Moderatöre Bildir
Logged
Twilight-NewMoon-Eclipse-BreakingDawn-MidnightSun
üye :lincoln_gs
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
lincoln_gs
_İsMaİL ÜfLeR_
HarbiAslan
Teşekkür Sayısı: 289
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5222
Uye ID: 3278
Nerden: Tarsus
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #3 :
Ağustos 13, 2009, 22:40:01 »
yeter artık bıktık şu film den güzel ama uzatıyosunuz edward edward
Moderatöre Bildir
Logged
Sen Tribündeki Biz , Biz Sahadaki Sen
üye :Beril.
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
Beril.
Beril&Taylor Lautner
Dişi Aslan
Teşekkür Sayısı: 35
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 709
Uye ID: 3491
Nerden: .İSTANBUL.
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #4 :
Ağustos 13, 2009, 22:40:56 »
Pardon da burda Edward Edward diye uzatan kim?
Ben kitaptan bahsediyorum farkındaysan.
Moderatöre Bildir
Logged
Twilight-NewMoon-Eclipse-BreakingDawn-MidnightSun
üye :lincoln_gs
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
lincoln_gs
_İsMaİL ÜfLeR_
HarbiAslan
Teşekkür Sayısı: 289
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5222
Uye ID: 3278
Nerden: Tarsus
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #5 :
Ağustos 13, 2009, 22:44:05 »
evet farkındayım ben zaten seline söylemiştim
Moderatöre Bildir
Logged
Sen Tribündeki Biz , Biz Sahadaki Sen
üye :Beril.
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
Beril.
Beril&Taylor Lautner
Dişi Aslan
Teşekkür Sayısı: 35
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 709
Uye ID: 3491
Nerden: .İSTANBUL.
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #6 :
Ağustos 13, 2009, 22:52:01 »
Seliiin ya, şu kitaptan alıntı olan bölümü çok güzeel :
Moderatöre Bildir
Logged
Twilight-NewMoon-Eclipse-BreakingDawn-MidnightSun
üye :lincoln_gs
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
lincoln_gs
_İsMaİL ÜfLeR_
HarbiAslan
Teşekkür Sayısı: 289
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5222
Uye ID: 3278
Nerden: Tarsus
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #7 :
Ağustos 13, 2009, 22:59:52 »
Alıntı sahibi: Beril. üzerinde Ağustos 13, 2009, 22:40:56
Pardon da burda Edward Edward diye uzatan kim?
Ben kitaptan bahsediyorum farkındaysan.
hem niye bu kadar sinirleniyosun ki okadarda kötü bişe söylemedim
Moderatöre Bildir
Logged
Sen Tribündeki Biz , Biz Sahadaki Sen
üye :SELİN
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
Teşekkür Sayısı: 4051
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 37238
Uye ID: 2788
Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #8 :
Ağustos 13, 2009, 23:18:32 »
Alıntı sahibi: Beril. üzerinde Ağustos 13, 2009, 22:52:01
Seliiin ya, şu kitaptan alıntı olan bölümü çok güzeel :
Evet o kadar kelime içinde bile büyülüyor insanı. Bu kitabın 12 bölümü internete sızmış ama ben bulamadım ya. Babamında başının etini yiyorum şu yayınevini arayalım diye ama sonra diyor. Eplison yayıneviydi galiba ne zaman çıkacağını bi öğrensek
Moderatöre Bildir
Logged
♥♥♥
Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..!
♥♥♥
üye :SELİN
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
Teşekkür Sayısı: 4051
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 37238
Uye ID: 2788
Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #9 :
Ağustos 13, 2009, 23:34:24 »
Stephenie Meyer’in kaleme aldığı ve tüm dünyada büyük yankı uyandıran Twilight (Alacakaranlık) Serisi, Alacakaranlık-Yeni Ay-Tutulma ve Şafak Vakti isimli dört kitap ile sonlandırıldı.
Fakat yazar bununla yetinmeyip, serinin ilk kitabından itibaren bir de Edward karakterinin bakış açısı ile seriyi yeniden yazmayı planlamıştı. Bella karakterinin gözüyle yazılan serinin ilk kitabı olan Alacakaranlık’ın Edward versiyonuna yazar, Midnight Sun (Geceyarısı Güneşi) adını vermişti. Fakat Stephenie Meyer’in evine hırsız gireceği ve yarılamış olan kitabın çalınıp internete yayılabileceği kimsenin aklına gelmemişti.
İş böyle olunca Meyer, kitabın devamını getirmemeyi ve hatta bir süre yazmamayı yeğlemiş, lakin ardından yapılmış olan bir açıklamada; Midnight Sun’ı en baştan tekrar kaleme alacağı söylenmişti. Şimdi Twilight okuyucuları merakla bu kitabı bekliyor.
Kitap İçeriği Hakkında
Bilindiği üzere bu kitap Edward’ın gözünden. Edward hep kendisinin ‘karanlıkta olduğunu’ düşünüyordu, yani hayatı hiç daha iyiye gitmedi. Şöyle de diyebiliriz ki sürekli geceyarısı olan bir ortamda yaşadı. Ama Bella hayatına girdiğinde, her şeye rağmen dünyasında bir ışık olduğunu farketti. Çünkü, Edward’ın 2. kitapta Bella’yla konuşurken de belirttiği gibi, bella onun için bir tür güneş olmuştu.
Aslında bu kitabı anlatmak için direkt bir alıntı kullanabiliriz:
“Senden önce, Bella, hayatım ay olmayan bir gece gibiydi. Çok karanlıktı ama yıldızlar vardı – ışığı, nedeni işaret eden.. ve sonra sen bir meteor gibi gökyüzüme girdin. Birdenbire her şey yanıyordu; parlaklık vardı, güzellik vardı. Ve sen gittiğinde, meteor ufukta kaybolduğunda, her şey simsiyah oldu. Hiçbir şey değişmemişti, ama benim gözlerim ışıktan kör olmuştu. Yıldızları göremiyordum artık. Ve hiçbir şey için bir neden kalmamıştı.” -Edward Cullen [Yeni Ay]
Moderatöre Bildir
Logged
♥♥♥
Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..!
♥♥♥
üye :SELİN
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
Teşekkür Sayısı: 4051
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 37238
Uye ID: 2788
Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #10 :
Ağustos 13, 2009, 23:55:29 »
İlk bölümünü buldumm
serinin 5. kitabı bilindiği üzere edward ın ağzından...
daha basılmadı ama bazı kişiler internete sızdırdı.
1. İlk Bakış
Bu, günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı.
Lise.
Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu olsaydı, bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı. Can sıkıntısı alışabildiğim bir şey değildi;
her gün, inanılmaz şekilde bir öncekinden daha tekdüze geliyordu.
Sanırım benim uyuma biçimim buydu – eğer uyku aktif dönemler arasındaki hareketsiz durum olarak tanımlanırsa.
Kafeteryanın uzak köşesindeki alçıdan geçen çatlaklara, orada olmayan şekiller hayal ederek baktım. Bu, kafamın içinde fışkıran ve bir nehir gibi çağıldayan sesleri bastırmanın tek yoluydu.
Bu seslerden birkaç yüz tanesini sıkıntı yüzünden duymazdan geliyordum.
Konu insan zihnine gelince, hepsini daha önceden duymuştum. Bugün bütün düşünceler, buradaki küçük öğrenci grubuna eklenen yeni kişiyle ilgili gülünç bir heyecanla doluydu. Hepsinde ilgi uyandırmak çok kısa zaman almıştı. Yeni yüzü her açıdan düşünce üzerine düşüncede görmüştüm. Sadece sıradan bir insan kızı.
Gelişinden doğan coşku bıktırıcı şekilde tahmin edilebilirdi – bir çocuğa parlak bir
cisim göstermek gibi. Koyuna benzeyen erkeklerin yarısı şimdiden kendilerini ona aşık olarak hayal ediyorlardı, sırf bakılacak yeni bir şey olduğu için. Onları bastırmak için daha çok uğraştım.
Sadece dört sesi tiksindiğim için değil, nezaketten engelliyordum: yanlarında olduğum zamanlardaki mahremiyet yoksunluğuna alışan ve bununla ilgili artık pek düşünmeyen ailem, iki kız ve iki erkek kardeşim. Onlara verebildiğim kadar gizlilik veriyordum. Eğer yapabilirsem dinlememeye çalışıyordum.
Denediğim halde, yine de… biliyordum.
Rosalie’nin aklında, her zamanki gibi, kendisi vardı. Birilerinin bardaklarında profilinin görüntüsünü yakalamıştı ve mükemmelliği üzerine düşünüyordu. Onun zihni birkaç sürprizi olan sığ bir göletti.
Emmett dün gece Jasper’a karşı kaybettiği güreş maçı yüzünden
köpürüyordu. Rövanş ayarlamak için okulun bitimini getirmek, sınırlı olan bütün sabrını alacaktı. Emmett’in düşüncelerini dinlerken kendimi hiçbir zaman davetsiz misafir gibi hissetmezdim, çünkü asla sesli söylemeyeceği ya da eyleme geçirmeyeceği bir şey düşünmezdi. Muhtemelen diğerlerinin aklını okumaktan
suçluluk duymamın sebebi, orada benim duymamı istemeyecekleri şeyler olduğunu bilmemdi. Eğer Rosalie’nin zihni sığ bir göletse, Emmett’inki de cam berraklığında, karartısız bir göldü.
Ve Jasper… acı çekiyordu. Bir iç çekişi bastırdım.
Edward. Alice kafasının içinde ismimi söyledi ve dikkatimi anında çekti.
Bu, adımın sesli söylenmesiyle aynı şeydi. İsmimin modasının son zamanlarda
geçmiş olmasından memnundum – sinir bozucu oluyordu; herhangi bir zaman,
herhangi biri, herhangi bir Edward’ı düşündüğünde, başım istemsizce dönüyordu…
Ãimdi başım dönmemişti. Alice ve ben bu gizli konuşmalarda iyiydik. Birileri bizi çok ender yakalayabiliyordu. Gözlerimi alçının çizgilerinde tuttum.
Nasıl direniyor? diye sordu bana.
Somurttum, ağzımın sabit şeklinde sadece ufak bir değişiklik oldu. Diğerlerini uyaracak hiçbir şey yoktu. Kolaylıkla sıkıntıdan da somurtuyor olabilirdim.
Alice’in iç sesi şimdi panik doluydu, zihninde çevresel görüşüyle Jasper’ı izlediğini gördüm. Bir tehlike var mı? Yakın geleceği taradı, surat asmamın altındaki
sebebi bulmak için tekdüze görüntüleri gözden geçirdi.
Başımı sanki duvarın tuğlalarına bakıyormuş gibi yavaşça sola çevirip iç çektim, sonra sağa, tavandaki çatlaklara bakmaya geri döndüm. Sadece Alice kafamı salladığımı biliyordu.
Rahatladı. Eğer kötüye giderse bana haber ver.
Sadece gözlerimi hareket ettirdim, önce tavana sonra tekrar aşağıya.
Bunu yaptığın için teşekkürler.
Sesli cevap veremediğim için hoşnuttum. Ne söylerdim ki? ‘Benim için bir zevk’? Hiç değildi. Jasper’ın mücadelelerini dinlemekten keyif almıyordum. Onu böyle sınamak gerçekten gerekli miydi? Belki de susuzlukla hiçbir zaman kalanımız gibi başa çıkamayacağını itiraf etmek, sınırları zorlamamak daha güvenli olmaz mıydı? Niye tehlikeyle flört etmeliydi ki?
Son avlanma seyahatimizin üzerinden iki hafta geçmişti. Bu kalanımız için çok uzun bir zaman değildi. Bazen biraz rahatsız ediyordu – eğer bir insan çok yakından yürürse, eğer rüzgar yanlış yönden eserse… ama insanlar çok ender yakınımızdan
yürüyorlardı. İçgüdüleri onlara bilinçlerinin asla anlayamayacağı şeyi söylüyordu:
biz tehlikeliydik.
Jasper şu anda çok tehlikeliydi.
O anda, küçük bir kız bir arkadaşıyla konuşmak için bizimkine en yakın masanın sonunda durdu. Sarımsı kızıl, kısa saçlarını, parmaklarını içinden geçirerek salladı. Isıtıcı, kokusunu bizim yönümüze doğru üfledi. Bu kokunun bana hissettirdiklerine alışıktım – boğazımda susatıcı bir ağrı, midemde boş bir arzu,
kaslarımın istemsizce kasılışı, ağzımdaki zehrin aşırı akışı…
Bunların hepsi oldukça normaldi, genellikle görmezden gelinmesi kolaydı.
Sadece şimdi daha zordu; Jasper’ın tepkisini izlerken hisler daha güçlüydü, iki misliydi. Sadece benimki yerine çifte susuzluk vardı.
Jasper hayal gücünün kendisinden kurtulmasına izin verdi. Kafasında
resmediyordu – kendini Alice’in yanındaki yerinden kalkıp küçük kızın yanına giderken canlandırıyordu. Kulağına fısıldıyormuş gibi eğilip dudaklarını kızın boğazına değdirmeyi düşünüyordu. İnce teninin altındaki nabzının sıcak atışının ağzının altında nasıl hissedeceğini düşlüyordu…
Sandalyesini tekmeledim.
Bir dakikalığına bakışımla buluştu ve sonra aşağı baktı. Kafasının içindeki utanç ve isyan savaşını duyabiliyordum.
“Özür dilerim.” diye mırıldandı.
Omuzlarımı silktim.
“Hiçbir şey yapmayacaktın.” dedi Alice üzüntüsünü yatıştırmak için. “Bunu görebiliyordum.”
Yalanını ele vermemek için suratımı ekşitmemeye uğraştım. Birbirimize destek olmalıydık, Alice ve ben. Sesler duymak ya da gelecekten görüntüler görmek kolay değildi. Zaten ucube olanların arasında ikimiz de ucubeydik. Birbirimizin sırlarını korurduk.
“Eğer onları insan olarak düşünürsen biraz yardımcı olur.” diye önerdi Alice, yüksek, müzikal sesi eğer yeterince yakında olan varsa, onların duyabilmesi için çok
hızlıydı. “Adı Whitney. Çok sevdiği bir kız kardeşi var. Annesi Esme’yi o bahçe partisine davet etmişti, hatırladın mı?”
“Onun kim olduğunu biliyorum.” dedi Jasper tersçe. Uzun odanın etrafındaki saçakların altında yer alan pencerelerin birinden bakmak için döndü.
Bu gece avlanmak zorunda kalacaktı. Böyle riskler alarak, gücünü test etmeye, direncini artırmaya çalışmak saçmaydı. Jasper sınırlarını kabul etmeli ve onlara göre davranmalıydı. Eski alışkanlıklarının, seçilmiş yaşam şeklimize faydası olmuyordu;
kendini böyle zorlamamalıydı.
Alice sessizce iç çekti ve yemek tepsisini alıp kalkarak onu yalnız bıraktı.
Jasper’ın ne zaman yeterli desteği aldığını bilirdi. Rosalie ve Emmett ilişkileriyle daha çok göze batsalar da, birbirlerinin ruh hallerini kendilerininki kadar iyi bilenler
Alice ve Jasper’dı. Sanki onlar da akıl okuyabiliyorlarmış gibi – sadece birbirlerininkini.
Edward Cullen.
Refleks olarak, adımı çağıran sese doğru döndüm; ama seslenilmemişti sadece bir düşünceydi.
Gözlerim saniyenin küçük bir kısmında kalp şekilli, soluk renkli bir yüzdeki bir çift büyük, çikolata renkli göze kilitlendi. Ãimdiye kadar kendim görmüş olmasam da, yüzü tanıyordum. Bugün buradaki her insanın aklında en ön plandaydı. Yeni öğrenci, Isabella Swan. Buraya yeni bir gözetim durumuyla yaşamak için gelmiş, kasaba polis şefinin kızı. Bella. Tam ismini söyleyen herkesi düzeltmişti…
Sıkılıp başka yere baktım. Onun, ismimi düşünen kişi olmadığını anlamam bir saniye sürmüştü.
İlk düşüncenin Tabii ki, şimdiden Cullen’lara çarpılıyor, diye devam ettiğini duydum.
Ãimdi ‘sesi’ tanımıştım. Jessica Stanley – iç gevezelikleriyle beni rahatsız edeli bir süre geçmişti. Yanlış kişiye olan hayranlığını sonunda atlatmış olması büyük rahatlıktı. Eskiden, daimi, gülünç hayallerinden kaçmak neredeyse imkansızdı. O
zamanlar, eğer dudaklarım ve arkalarındaki dişlerim onun yakınlarına gelirse tam olarak ne olacağını ona açıklayabilmeyi dilemiştim. Bu, o rahatsız edici fantezilerini sustururdu. Tepkisinin düşüncesi beni neredeyse gülümsetti.
Ona çok da yararı olacak sanki, diye devam etti Jessica. Gerçekten güzel bile değil.
Niye Eric’in ona bu kadar çok baktığını bilmiyorum… ya da Mike’ın.
Son isimde irkildi. Yeni platoniği, popüler Mike Newton ona tamamen
kayıtsızdı. Belli ki, yeni kıza o kadar kayıtsız değildi. Yine parlak cisimle çocuk gibi.
Kıza ailemle ilgili bilgi verirken dışarıdan samimi görünüyordu. Yeni öğrenci mutlaka bizi sormuş olmalıydı.
Bugün herkes bana da bakıyor, diye düşündü Jessica kendini beğenmiş şekilde.
Bella’nın benimle iki dersi olması büyük şans… Bahse girerim ki Mike bana–
Dar kafalılığı ve abesliği beni delirtmeden önce bu anlamsız gevezeliği kafamdan atmaya çalıştım.
“Jessica Stanley yeni Swan kızına Cullen’ların bütün kirli çamaşırlarını
anlatıyor.” diye mırıldandım Emmett’a dikkatimi dağıtmak için.
Alçak sesle kıkırdadı. Umarım iyi anlatıyordur, diye düşündü.
“Hiç yaratıcı değil aslında. Sadece ufak skandal dokundurmaları, korku hikayeleri değil. Biraz hayal kırıklığına uğradım.”
Peki yeni kız? O da dedikoduda umduğunu bulamamış mı?
Yeni kızın, Bella’nın, Jessica’nın hikayesi üzerine ne düşündüğünü duymak
için dinledim. Herkesçe görmezden gelinen garip, kireç tenli aileye baktığında ne
görmüştü?
Tepkisini bilmek benim bir nevi sorumluluğumdu. Ailem için bir gözcüydüm,
bizi korumak için. Eğer birileri şüphelenmeye başlarsa, erken bir uyarı ve kolay geri
çekilme şansı verebiliyordum. Bu sık sık oluyordu – aktif hayal gücüne sahip bazı
insanlar bizi bir kitap ya da film karakteri olarak görüyorlardı. Genellikle yanlış
sonuca varıyorlardı; ama riske girmektense başka bir yere taşınmak daha iyiydi. Çok
çok ender, birileri doğru tahmin ediyordu. Onlara hipotezlerini test etme şansı
vermiyorduk. Korkutucu bir anıdan başka bir şey olmamak için sadece
kayboluyorduk…
Jessica’nın anlamsız iç monologunun devam ettiği yerin yakınını dinlememe
rağmen hiçbir şey duymadım. Sanki orada kimse oturmuyor gibiydi. Ne tuhaf. Kız
gitmiş miydi? Jessica ona hala gevezelik ettiğine göre, bu pek mümkün değildi.
Dengesiz hissederek kontrol etmek için baktım, ekstra ‘duyu’mun bana ne
söyleyebileceğini kontrol etmek için – bu daha önce yapmak zorunda kaldığım bir
şey değildi.
Bakışım yine aynı, büyük ve kahverengi gözlere kilitlendi. Daha önce
oturduğu yerde oturuyor ve Jessica ona hala Cullen’larla ilgili yerel dedikoduları
anlattığı için, doğal olarak, bize bakıyordu.
Bizi düşünmek de doğal olurdu.
Ama bir fısıltı bile duyamadım.
Bir yabancıya bakarken yakalanmanın utancından kaçmak için aşağıya
bakarken, davet edici sıcak bir kırmızı, yanaklarını renklendirdi. Jasper’ın hala
pencereden dışarı bakıyor olması iyiydi. Bu serbest kanın, onun kontrolüne ne
yapacağını hayal etmek istemiyordum.
Duyguları yüzünde sanki alnında yazılmış gibi açıktı: kendi türü ve benim
türüm arasındaki hemen göze çarpmayan farkları bilmeden algıladığında şaşkınlık,
Jessica’nın hikayesini dinlediğinde merak ve başka bir şey daha… hayranlık? Bu ilk
olmazdı. Avlarımıza göre güzeldik. Ve son olarak, onu bana bakarken
yakaladığımda utanç.
Yine de, düşünceleri garip gözlerinde – garip, çünkü çok derinlerdi;
kahverengi gözler genelde koyuluklarıyla düz görünürlerdi – çok açık olsa da,
oturduğu yerden sessizlikten başka hiçbir şey duyamıyordum. Hiçbir şey.
Bir an huzursuz hissettim.
Bu daha önce karşılaştığım bir şey değildi. Bende mi bir sorun vardı? Her
zaman hissettiğim gibi hissediyordum. Endişelenerek daha güçlü dinledim.
…ne tür müzik seviyor acaba… belki ona şu yeni CD’den bahsedebilirim… diye
düşünüyordu iki masa ötedeki Mike Newton – Bella Swan’a gözlerini dikerek.
Onu izleyişine bak. Okuldaki kızların yarısının onu beklemesi yetmiyor mu… Eric
Yorkie, kızın etrafında dönen hararetli düşünceler içindeydi.
…çok iğrenç. Ünlü falan olduğunu sanırsın… Edward Cullen bile ona
bakıyor…Lauren Mallory o kadar kıskançlık içindeydi ki, yüzü koyu yeşil olmalıydı.
Ve Jessica yeni en iyi arkadaşıyla hava atıyor. Ne şaka…Asit gibi sözler kızın
düşüncelerinde dönmeye devam etti.
…Bahse girerim ki herkes ona bunu sormuştur; ama onunla konuşmak isterim. Daha
özgün bir soru düşüneyim… düşünceleri içindeydi Ashley Dowling.
…belki İspanyolca sınıfımdadır… diye ümitlendi June Richardson.
…bu akşam yapacak bir sürü şey var! Trigonometri ve İngilizce sınavı. Umarım
annem… Düşünceleri alışılmadık şekilde iyi olan, sessiz kız Angela Weber, masada
bu Bella’yı takıntı haline getirmemiş tek kişiydi.
Hepsini duyabiliyordum, düşündükleri her önemsiz şeyi akıllarından geçtiği
sırada duyabiliyordum; ama aldatıcı şekilde açık görünen gözlere sahip kızdan
hiçbir şey yoktu.
Ve tabii ki, kızın Jessica’yla konuşurken ne söylediğini duyabiliyordum.
Alçak, duru sesini odanın uzak tarafından duyabilmek için akıl okumam
gerekmiyordu.
“Kırmızı-kahverengi saçlı çocuk hangisi?” diye sorduğunu duydum, bana
gözünün kenarından gizlice bakıp, hala onu izlediğimi gördüğünde gözlerini
kaçırarak.
Eğer sesini duymanın ulaşamadığım bir yerde kaybolmuş düşüncelerinin
tonunu saptamama yardım edeceğini ummak için vaktim olsaydı, anında hayal
kırıklığına uğrayacaktım. Genellikle, insanların düşünceleri fiziksel sesleriyle yakın
perdede olurdu; ama bu alçak, utangaç ses yabancıydı, odanın içindeki yüzlerce
düşünceden biri değildi, bundan emindim. Tamamen yeniydi.
Moderatöre Bildir
Logged
♥♥♥
Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..!
♥♥♥
üye :SELİN
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
Teşekkür Sayısı: 4051
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 37238
Uye ID: 2788
Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #11 :
Ağustos 14, 2009, 00:12:54 »
İşte buldum 12 bölümü şurdan indirsin isteyenler 2 saniyede iniyor
Adobe Reader programınız varsa tabi
http://uploading.com/files/Y9YXP13B/MidnightSun.pdf.html
Moderatöre Bildir
Logged
♥♥♥
Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..!
♥♥♥
üye :Beril.
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
Beril.
Beril&Taylor Lautner
Dişi Aslan
Teşekkür Sayısı: 35
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 709
Uye ID: 3491
Nerden: .İSTANBUL.
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #12 :
Ağustos 14, 2009, 15:49:37 »
Alıntı sahibi: lincoln_gs üzerinde Ağustos 13, 2009, 22:59:52
hem niye bu kadar sinirleniyosun ki okadarda kötü bişe söylemedim
tamam,uzatmayalım
Moderatöre Bildir
Logged
Twilight-NewMoon-Eclipse-BreakingDawn-MidnightSun
üye :Beril.
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
Beril.
Beril&Taylor Lautner
Dişi Aslan
Teşekkür Sayısı: 35
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 709
Uye ID: 3491
Nerden: .İSTANBUL.
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #13 :
Ağustos 14, 2009, 15:50:57 »
Selin ben internetten yani bilgisayardan kitap okumaktan nefret ederim; bu kitap Gece Yarısı Güneşi olsada
Moderatöre Bildir
Logged
Twilight-NewMoon-Eclipse-BreakingDawn-MidnightSun
üye :SELİN
üye profili
üyenin istatistikleri
üyenin Mesajları
arkadaş Listeme ekle
SELİN
Selin Göknar
Co-Admin
Teşekkür Sayısı: 4051
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 37238
Uye ID: 2788
Nerden: !!!... BaRTıN ...!!!
Ynt: Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
«
Yanıtla #14 :
Ağustos 14, 2009, 15:52:50 »
Haklısın bende. Ama merakıma engel olamadım ya
Moderatöre Bildir
Logged
♥♥♥
Gal'ATA'saray 'TÜRK'iye'dir..!
♥♥♥
Sayfa: [
1
]
2
Yukarı git
Yazdır
www.HarbiAslan.com - Alışkanlık Yapar ;) ...
>
Genel Bölüm
>
Edebiyat Köşesi
> Konu:
Midnight Sun (Gece Yarısı Güneşi)
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Türk Telekom Arena Canlı Görüntüler
-----------------------------
=> Türk Telekom Arena - Canlı Yayın - Kameralar
-----------------------------
Site Kuralları ve Yeni Üyeliğe Özel Bildirim Alanı
-----------------------------
=> Forum Kurallarımız
=> HarbiAslan Üyelerimize Özel
-----------------------------
Galatasaray'ımız
-----------------------------
=> ASY Spor Kompleksi Türk Telekom Arena
===> Kurucumuz - Ali Sami YEN
===> Hazırlık Maçlarımız
=> GSTV
===> GsTv'den Haberler
===> GsTv Yayın Akışı
=> Kulübümüz
===> Tarihte Bugün...
===> Transferlerimiz
===> Futbolcularımızın Resimleri
===> Paf Takım
=> Futbolcularımız
=> Galatasaray Lisesi
=> Diğer Branşlarımız
=> Arşiv Bölümü
===> Unutulmaz Futbolcularımızın Resimleri
===> Galatasaray'ımızla İlgili Videolar
=> Super League Formula
-----------------------------
Taraftarlarımıza Özel
-----------------------------
=> Taraftar Haberleri
=> ultrAslan Bölümü
=> Köşe Yazıları
=> HarbiGazete
-----------------------------
Anket&Genel Bölüm
-----------------------------
=> Anket Bölümü
===> Güncel Anketler
===> Spor Anketleri
=> Ayın Üyesi
=> Foto & Resim Galeri
===> HarbiAslan Foto Albümü
===> Amatör Fotoğraflar
=> Yarışma Bölümümüz
===> Skor Tahmini
===> Golü Kim Atar?
===> İlk Gol Tahmini
===> İlk Yarı Tahmini
=> Futbolcu Resimleri
-----------------------------
Eğlence Platformu
-----------------------------
=> Tanışma Odası - Yeni Üyelerimiz Buraya...
=> Forum Oyunları
=> Oyun Bölümü
=> Genel
===> Duygusal Köşemiz...
===> Sizin Şiirleriniz
===> Sizin Yazılarınız
===> Sevgili Günlük ...
=> Havadan Sudan...
===> Videolar
===> Karikatürler
===> Zeka Soruları
===> Bilmece Bölümü
===> Astroloji
===> Günün Sözü
===> Özel Günler
===> Komedi Dükkanı
-----------------------------
Spor Dünyası
-----------------------------
=> Türkiye Futbol Federasyonu
=> Milli Takımımız
===> Milli Basketbol Takımımız
===> Bayan Milli Voleybol Takımımız
=> Süper Toto Süper Lig
===> Ziraat Türkiye Kupası
=> Anadolu Takımları
=> Bank Asya 1. Futbol Ligi
=> Uefa Kupası
===> Uefa Avrupa Ligi 2010
=> Şampiyonlar Ligi
=> Avrupa ve Dünya'dan Futbol
===> Ligue 1 Orange
===> Barclays Premier League
===> Serie A
===> Bundesliga
===> Portuguese Premier League
===> La Liga
=> Nba Haberleri
=> Formula 1 Haberleri
=> Şans Oyunları
-----------------------------
...::: Atatürk Köşesi :::...
-----------------------------
=> Atatürk
-----------------------------
Genel Bölüm
-----------------------------
=> Yurttan ve Dünyadan Haberler
===> Yurttan Haberler
===> Dünya'dan Haberler
===> Küresel Isınma
=> Genel Kültür
===> Tarihimiz
===> Dini Bölüm
===> Sinema
===> Müzik
===> Tiyatro
===> Çeviri Bölümümüz...
=> Gezelim - Görelim
=> Edebiyat Köşesi
===> Attila İlhan
===> Nazım Hikmet
===> Necip Fazıl
===> Can Yücel
===> Sezai Karakoç
===> Tevfik Fikret
===> Ahmed Arif
===> Ümit Yaşar Oğuzcan
===> Âşık Veysel
=> Kitap Dünyası
=> Sağlık Köşesi
=> Psikoloji Köşesi
-----------------------------
Bilim ve Teknoloji
-----------------------------
=> Bilgisayar Dünyası
===> Windows İşletim Sistemi
===> Linux
===> Photoshop
=> Cep Telefonları
===> Mobil Bilgiler
===> Nokia
===> Sony Ericsson
===> Samsung
===> Diğer Modeller
=> Program Deposu
-----------------------------
İstekleriniz
-----------------------------
=> Yardım Bölümümüz
=> Üye İstekleri
=> AntiFener
Alexa.com ' da HarbiAslan
Yükleniyor...